MÜNİH’TE GÖÇMENLERİN DEĞİL, ORTAK GELECEĞİN SESİ OLMAK İSTİYOR
MÜNİH’TE GÖÇMENLERİN DEĞİL, ORTAK GELECEĞİN SESİ OLMAK İSTİYOR
Münih Migrationsbeirat Başkan Yardımcısı ve „Across Borders – Aufbruch für München“ listesinin öncü ismi Mursal Noorzai, 22 Kasım 2026’da yapılacak Migrationsbeirat seçimleri öncesinde önemli mesajlar verdi. „Göçmenler bu şehrin misafiri değil, ayrılmaz bir parçasıdır“ diyen Noorzai, siyasi katılım, eğitim, kadın hakları ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Haber Giriş Tarihi: 01.11.2026 00:30
Haber Güncellenme Tarihi: 01.11.2026 16:23
Kaynak:
Haber Merkezi
Haberyazilimi.com
Tevfik ŞENDÖL/MÜNİH
Almanya’nın Münih kentinde 22 Kasım 2026 tarihinde yapılacak Migrationsbeirat (Göçmenler Danışma Kurulu) seçimleri yaklaşırken, adaylar da projelerini ve hedeflerini kamuoyuyla paylaşmaya başladı.
Münih Migrationsbeirat Başkan Yardımcısı Mursal Noorzai, uluslararası kökene sahip insanların kent yaşamındaki yerinin daha güçlü hale gelmesi gerektiğini belirterek, „Bu şehirde yaşayan, çalışan, vergi ödeyen, çocuk yetiştiren ve topluma katkı sunan herkes, Münih’in geleceğinde söz sahibi olabilmeli“ dedi.
Noorzai’ye göre Migrationsbeirat, Alman vatandaşlığına sahip olmayan insanların da yerel siyasete katılabilmesi için önemli bir demokratik köprü görevi görüyor.
„OY KULLANMAK, GELECEĞE SAHİP ÇIKMAKTIR“
Mursal Noorzai, 22 Kasım’daki seçimin yalnızca bir temsil seçimi olmadığını, aynı zamanda toplumsal katılım açısından önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.
Münih’te yaşayan uluslararası kökene sahip insanların ekonomik ve sosyal hayata önemli katkılar sunduğunu belirten Noorzai, bu insanların şehir politikalarında da seslerini duyurabilmesi gerektiğini söyledi.
Migrationsbeirat’ın belediye meclisinin yerine geçmediğini, ancak vatandaşlarla siyaset ve yönetim arasında önemli bir bağlantı kurduğunu ifade etti.
„YABANCI“ KAVRAMI YERİNE AİDİYET
Günümüzde kullanılan „Ausländer“ (yabancı) kelimesini de değerlendiren Noorzai, hukuki anlamıyla bu kavramın belirli bir karşılığı bulunduğunu, ancak toplumsal hayatta her zaman insanların gerçek yaşamını yansıtmadığını dile getirdi.
„Münih’te 30 yıldır yaşayan, burada çalışan, çocuklarını büyüten ve gönüllü faaliyetlerde bulunan bir insanı hâlâ yabancı olarak tanımlamak ne kadar doğru?“ diye soran Noorzai, „Uluslararası Münihliler“ ve „göç geçmişi olan insanlar“ ifadelerinin daha kapsayıcı olduğunu belirtti.
Noorzai, toplumların zaman içinde değiştiğini ve bir zamanlar göçmen olarak gelen insanların bugün yaşadıkları ülkenin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurguladı.
KENDİ YAŞAM ÖYKÜSÜNDEN TOPLUMSAL SORUMLULUĞA
1991 yılında Afganistan’ın başkenti Kabil’de dünyaya gelen Mursal Noorzai, ailesinin savaş nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kaldığını, çocukluğunun bir bölümünü Pakistan’da geçirdiğini anlattı.
Genç yaşta Almanya’ya gelen Noorzai, yeni bir toplumda kendi hayatını kurmanın zorluklarını yaşadığını belirtti. Kadın sığınma evinde kaldığı bir dönem de bulunan Noorzai, bu deneyimlerin kendisine önemli sorumluluklar yüklediğini ifade etti.
Münih ve Dublin’de eğitim alan, uluslararası iş deneyimi kazanan Noorzai, farklı ülkelerden insanlarla ve kurumlarla çalışma fırsatı buldu.
Bugün Alman vatandaşı olan ve kendisini Afgan kökenli, gururlu bir Bavyeralı olarak tanımlayan Noorzai, şöyle konuştu:
„Benim hikâyem kayıplar ve yeniden başlangıçlarla şekillendi. Eğitim, kendi ayakları üzerinde durmak ve sorumluluk almak hayatımda çok önemli bir yere sahip. İnsanların haklarını öğrenmelerini, doğru bilgiye ulaşmalarını ve seslerini duyurabilmelerini istiyorum.“
EĞİTİM, KADINLAR VE EKONOMİK KATILIM ÖNCELİĞİ
2023 yılından bu yana Münih Migrationsbeirat bünyesinde gönüllü olarak görev yapan Noorzai, özellikle Sosyal İşler, Sağlık ve Kadın İşleri Komisyonu’nda çalışmalar yürütüyor.
Eğitim, çocuk ve gençlerin geleceği, kadınların güçlendirilmesi, ekonomik fırsatlar, spor yoluyla toplumsal bütünleşme ve ayrımcılıkla mücadele öncelikleri arasında yer alıyor.
Ayrıca Münih Yabancılar Dairesi (KVR) başta olmak üzere kamu kurumlarındaki işlemlerin daha anlaşılır hale getirilmesini istiyor.
Noorzai, farklı kültürlerden gelen insanların sahip olduğu dil bilgisi, mesleki deneyim ve uluslararası bağlantıların önemli bir zenginlik olduğunu belirterek, bu potansiyelin daha iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
„HEDEFİMİZ DAHA FAZLA KONUŞMAK DEĞİL, ÇÖZÜM ÜRETMEK“
Noorzai, siyaset anlayışını şu sözlerle özetledi:
„Benim önceliğim kendimizi tanıtmak değil, birlikte çalışmak ve topluma katkı sunmak. İnsanların sorunlarını dinlemek, çözüm üretmek ve somut adımlar atmak istiyorum.“
Bu anlayışla, kendisiyle birlikte 11 kişinin daha yer aldığı „Across Borders – Aufbruch für München“ listesini kurduklarını belirten Noorzai, ekibin farklı kuşakları, meslekleri, dinleri ve kültürel geçmişleri bir araya getirdiğini söyledi.
Listenin temel hedefinin farklılıkları bir ayrışma nedeni değil, ortak bir güç olarak değerlendirmek olduğunu vurguladı.
MİGRASYON BEİRATININ YETKİLERİ DAHA ETKİN KULLANILMALI
Mursal Noorzai, Migrationsbeirat’ın gelecekte Münih’in eğitim, ekonomi, şehir planlaması, güvenlik ve toplumsal dayanışma politikalarında daha etkili bir rol üstlenmesini istiyor.
Kurulun tek başına yasa çıkarma, konut inşa etme veya kamu kurumlarının işlemlerini değiştirme yetkisi bulunmadığını hatırlatan Noorzai, buna rağmen öneriler, başvurular ve çalışmalar aracılığıyla önemli değişimlere katkı sunabileceğini belirtti.
Belediye meclisi, kamu kurumları, polis, eğitim kuruluşları, şirketler ve derneklerle iş birliğinin güçlendirilmesini de hedefleri arasında gösterdi.
„HEİMAT, BİRLİKTE SORUMLULUK ALDIĞIMIZ YERDİR“
Birden fazla kültüre bağlı olmanın insanın aidiyet duygusunu azaltmadığını ifade eden Noorzai, kendi yaşamından örnek verdi.
„Afganistan benim geçmişimin, ailemin ve kültürel kimliğimin bir parçası. Bavyera ise benim yuvam oldu. Buradaki gelenekleri, kültürü ve toplumsal yaşamı seviyorum. Afgan köklerimle Bavyeralı kimliğim birbirini tamamlıyor.“
Noorzai’ye göre gerçek aidiyet, insanların nereden geldiğinden çok, yaşadıkları topluma nasıl katkı sunduklarıyla ilgili.
22 KASIM İÇİN DEMOKRATİK KATILIM ÇAĞRISI
Mursal Noorzai, 22 Kasım 2026’da yapılacak Migrationsbeirat seçimlerinin önemine dikkat çekerek, seçmenleri adayları ve projelerini yakından tanımaya davet etti.
Münih’te yaşayan uluslararası kökene sahip insanların seçimlere katılmasının, kentin geleceği açısından önemli olduğunu belirtti.
Seçmenlik şartlarının ve başvuru sürelerinin Münih Büyükşehir Belediyesi'nin resmî internet sitesinden kontrol edilmesi gerektiğini de hatırlattı.
Noorzai’nin mesajı ise oldukça net:
„En büyük arzum, insanların kökenlerinin artık fırsatlarını belirlemediği bir şehirde yaşamak. Başarılı bir toplumsal bütünleşme, insanların yalnızca bir yere gelmesi değil; oraya ait olması, sorumluluk üstlenmesi ve ortak geleceği birlikte şekillendirmesidir.“
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MÜNİH’TE GÖÇMENLERİN DEĞİL, ORTAK GELECEĞİN SESİ OLMAK İSTİYOR
Münih Migrationsbeirat Başkan Yardımcısı ve „Across Borders – Aufbruch für München“ listesinin öncü ismi Mursal Noorzai, 22 Kasım 2026’da yapılacak Migrationsbeirat seçimleri öncesinde önemli mesajlar verdi. „Göçmenler bu şehrin misafiri değil, ayrılmaz bir parçasıdır“ diyen Noorzai, siyasi katılım, eğitim, kadın hakları ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Tevfik ŞENDÖL/MÜNİH
Almanya’nın Münih kentinde 22 Kasım 2026 tarihinde yapılacak Migrationsbeirat (Göçmenler Danışma Kurulu) seçimleri yaklaşırken, adaylar da projelerini ve hedeflerini kamuoyuyla paylaşmaya başladı.
Münih Migrationsbeirat Başkan Yardımcısı Mursal Noorzai, uluslararası kökene sahip insanların kent yaşamındaki yerinin daha güçlü hale gelmesi gerektiğini belirterek, „Bu şehirde yaşayan, çalışan, vergi ödeyen, çocuk yetiştiren ve topluma katkı sunan herkes, Münih’in geleceğinde söz sahibi olabilmeli“ dedi.
Noorzai’ye göre Migrationsbeirat, Alman vatandaşlığına sahip olmayan insanların da yerel siyasete katılabilmesi için önemli bir demokratik köprü görevi görüyor.
„OY KULLANMAK, GELECEĞE SAHİP ÇIKMAKTIR“
Mursal Noorzai, 22 Kasım’daki seçimin yalnızca bir temsil seçimi olmadığını, aynı zamanda toplumsal katılım açısından önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.
Münih’te yaşayan uluslararası kökene sahip insanların ekonomik ve sosyal hayata önemli katkılar sunduğunu belirten Noorzai, bu insanların şehir politikalarında da seslerini duyurabilmesi gerektiğini söyledi.
Migrationsbeirat’ın belediye meclisinin yerine geçmediğini, ancak vatandaşlarla siyaset ve yönetim arasında önemli bir bağlantı kurduğunu ifade etti.
„YABANCI“ KAVRAMI YERİNE AİDİYET
Günümüzde kullanılan „Ausländer“ (yabancı) kelimesini de değerlendiren Noorzai, hukuki anlamıyla bu kavramın belirli bir karşılığı bulunduğunu, ancak toplumsal hayatta her zaman insanların gerçek yaşamını yansıtmadığını dile getirdi.
„Münih’te 30 yıldır yaşayan, burada çalışan, çocuklarını büyüten ve gönüllü faaliyetlerde bulunan bir insanı hâlâ yabancı olarak tanımlamak ne kadar doğru?“ diye soran Noorzai, „Uluslararası Münihliler“ ve „göç geçmişi olan insanlar“ ifadelerinin daha kapsayıcı olduğunu belirtti.
Noorzai, toplumların zaman içinde değiştiğini ve bir zamanlar göçmen olarak gelen insanların bugün yaşadıkları ülkenin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurguladı.
KENDİ YAŞAM ÖYKÜSÜNDEN TOPLUMSAL SORUMLULUĞA
1991 yılında Afganistan’ın başkenti Kabil’de dünyaya gelen Mursal Noorzai, ailesinin savaş nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kaldığını, çocukluğunun bir bölümünü Pakistan’da geçirdiğini anlattı.
Genç yaşta Almanya’ya gelen Noorzai, yeni bir toplumda kendi hayatını kurmanın zorluklarını yaşadığını belirtti. Kadın sığınma evinde kaldığı bir dönem de bulunan Noorzai, bu deneyimlerin kendisine önemli sorumluluklar yüklediğini ifade etti.
Münih ve Dublin’de eğitim alan, uluslararası iş deneyimi kazanan Noorzai, farklı ülkelerden insanlarla ve kurumlarla çalışma fırsatı buldu.
Bugün Alman vatandaşı olan ve kendisini Afgan kökenli, gururlu bir Bavyeralı olarak tanımlayan Noorzai, şöyle konuştu:
„Benim hikâyem kayıplar ve yeniden başlangıçlarla şekillendi. Eğitim, kendi ayakları üzerinde durmak ve sorumluluk almak hayatımda çok önemli bir yere sahip. İnsanların haklarını öğrenmelerini, doğru bilgiye ulaşmalarını ve seslerini duyurabilmelerini istiyorum.“
EĞİTİM, KADINLAR VE EKONOMİK KATILIM ÖNCELİĞİ
2023 yılından bu yana Münih Migrationsbeirat bünyesinde gönüllü olarak görev yapan Noorzai, özellikle Sosyal İşler, Sağlık ve Kadın İşleri Komisyonu’nda çalışmalar yürütüyor.
Eğitim, çocuk ve gençlerin geleceği, kadınların güçlendirilmesi, ekonomik fırsatlar, spor yoluyla toplumsal bütünleşme ve ayrımcılıkla mücadele öncelikleri arasında yer alıyor.
Ayrıca Münih Yabancılar Dairesi (KVR) başta olmak üzere kamu kurumlarındaki işlemlerin daha anlaşılır hale getirilmesini istiyor.
Noorzai, farklı kültürlerden gelen insanların sahip olduğu dil bilgisi, mesleki deneyim ve uluslararası bağlantıların önemli bir zenginlik olduğunu belirterek, bu potansiyelin daha iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
„HEDEFİMİZ DAHA FAZLA KONUŞMAK DEĞİL, ÇÖZÜM ÜRETMEK“
Noorzai, siyaset anlayışını şu sözlerle özetledi:
„Benim önceliğim kendimizi tanıtmak değil, birlikte çalışmak ve topluma katkı sunmak. İnsanların sorunlarını dinlemek, çözüm üretmek ve somut adımlar atmak istiyorum.“
Bu anlayışla, kendisiyle birlikte 11 kişinin daha yer aldığı „Across Borders – Aufbruch für München“ listesini kurduklarını belirten Noorzai, ekibin farklı kuşakları, meslekleri, dinleri ve kültürel geçmişleri bir araya getirdiğini söyledi.
Listenin temel hedefinin farklılıkları bir ayrışma nedeni değil, ortak bir güç olarak değerlendirmek olduğunu vurguladı.
MİGRASYON BEİRATININ YETKİLERİ DAHA ETKİN KULLANILMALI
Mursal Noorzai, Migrationsbeirat’ın gelecekte Münih’in eğitim, ekonomi, şehir planlaması, güvenlik ve toplumsal dayanışma politikalarında daha etkili bir rol üstlenmesini istiyor.
Kurulun tek başına yasa çıkarma, konut inşa etme veya kamu kurumlarının işlemlerini değiştirme yetkisi bulunmadığını hatırlatan Noorzai, buna rağmen öneriler, başvurular ve çalışmalar aracılığıyla önemli değişimlere katkı sunabileceğini belirtti.
Belediye meclisi, kamu kurumları, polis, eğitim kuruluşları, şirketler ve derneklerle iş birliğinin güçlendirilmesini de hedefleri arasında gösterdi.
„HEİMAT, BİRLİKTE SORUMLULUK ALDIĞIMIZ YERDİR“
Birden fazla kültüre bağlı olmanın insanın aidiyet duygusunu azaltmadığını ifade eden Noorzai, kendi yaşamından örnek verdi.
„Afganistan benim geçmişimin, ailemin ve kültürel kimliğimin bir parçası. Bavyera ise benim yuvam oldu. Buradaki gelenekleri, kültürü ve toplumsal yaşamı seviyorum. Afgan köklerimle Bavyeralı kimliğim birbirini tamamlıyor.“
Noorzai’ye göre gerçek aidiyet, insanların nereden geldiğinden çok, yaşadıkları topluma nasıl katkı sunduklarıyla ilgili.
22 KASIM İÇİN DEMOKRATİK KATILIM ÇAĞRISI
Mursal Noorzai, 22 Kasım 2026’da yapılacak Migrationsbeirat seçimlerinin önemine dikkat çekerek, seçmenleri adayları ve projelerini yakından tanımaya davet etti.
Münih’te yaşayan uluslararası kökene sahip insanların seçimlere katılmasının, kentin geleceği açısından önemli olduğunu belirtti.
Seçmenlik şartlarının ve başvuru sürelerinin Münih Büyükşehir Belediyesi'nin resmî internet sitesinden kontrol edilmesi gerektiğini de hatırlattı.
Noorzai’nin mesajı ise oldukça net:
„En büyük arzum, insanların kökenlerinin artık fırsatlarını belirlemediği bir şehirde yaşamak. Başarılı bir toplumsal bütünleşme, insanların yalnızca bir yere gelmesi değil; oraya ait olması, sorumluluk üstlenmesi ve ortak geleceği birlikte şekillendirmesidir.“
En Çok Okunan Haberler